Tarım ve Orman Bakanlığı’nın İçme Sütleri Tebliği’nde yaptığı değişiklikle süt ürünlerinin yağ sınıflandırması, şeker içeriği ve aroma kullanımı için yeni kurallar getirildi. Düzenleme, market raflarındaki sütlerin etiketlerini ve üreticilerin ürün formüllerini doğrudan etkileyecek.
Yeni dönemde ara yağ oranları kaldırılırken içme sütleri dört ana kategoride değerlendirilecek. Ayrıca ilave şeker ve aroma kullanımına yönelik sınırlar, tüketicilerin ürün içeriğini daha kolay karşılaştırmasını amaçlıyor.
İçme sütlerinde dört yağ sınıfı uygulanacak
Yeni düzenlemeye göre içme sütleri yalnızca tam yağlı, yağlı, yarım yağlı ve yağsız olarak sınıflandırılabilecek. Bu grupların dışında kalan ara yağ oranlarıyla ürünlerin içme sütü olarak piyasaya sunulmasına izin verilmeyecek.
Değişiklik, ambalajlarda farklı yağ oranlarıyla oluşturulan ara kategorilerin sona ermesi anlamına geliyor. Böylece tüketicilerin yağ oranı karşılaştırması daha standart bir çerçevede yapılabilecek; üreticilerin de etiket ve ürün bileşimini yeni sınıflandırmaya uyarlaması gerekecek.
Şeker miktarına üst sınır getirildi
Çeşnili içme sütlerinde toplam çeşni miktarı için kütlece en az yüzde 1 oranı belirlendi. İlave edilebilecek şeker ise kütlece en fazla yüzde 5 olacak; ürünün doğal olarak içerdiği şeker de dahil olmak üzere toplam şeker oranı yüzde 9,5’i aşamayacak.
Düzenlemeyle glukoz ve fruktoz şurubu gibi şeker türevlerinin kullanımına da sınırlama getirildi. Bu adım, özellikle aromalı ve çeşnili sütlerde içerik bilgisinin daha açık hale gelmesini sağlayabilir.
Aromalı sütlerde yalnızca doğal aroma kullanılabilecek
İçme sütlerinde aroma verici olarak yalnızca doğal aroma vericilerin kullanılmasına izin verilecek. Böylece aromalı sütlerin üretiminde kullanılan bileşenlere ilişkin kurallar sıkılaştırılmış oldu.
Ambalajında “doğal” ifadesi bulunan ürünler için de ek şartlar getirildi. Bu ifade yalnızca tam yağlı ve yağlı içme sütlerinde kullanılabilecek. Ürünün katkı maddesi, çeşni, aroma verici veya başka bir ilave bileşen içermemesi gerekecek.
Laktozsuz ya da laktozu azaltılmış sütlerde ise “doğal” ifadesine yer verilemeyecek. Bu ayrım, tüketicilerin ürünün işlenme biçimi ve içeriği hakkında daha dikkatli değerlendirme yapmasını gerektirecek.
Üreticiler için geçiş süreci başlayacak
Mevcut gıda işletmelerine yeni kurallara uyum sağlamaları için 31 Mart 2027 tarihine kadar geçiş süresi tanındı. Bu dönem içinde üreticilerin reçetelerini, ambalajlarını ve ürün sınıflandırmalarını tebliğe uygun hale getirmesi bekleniyor.
Tüketiciler açısından ilk değişiklik, raflardaki ürünlerin yağ oranı ve “doğal” ibaresi bakımından yeniden etiketlenmesi olabilir. Ürün seçerken yağ sınıfının yanı sıra ilave şeker, toplam şeker ve aroma bilgilerini içeren etiket bölümlerinin kontrol edilmesi önem kazanacak.
Sonuç ve etki analizi
İçme Sütleri Tebliği’ndeki değişiklik, süt ürünlerinde standartlaşmayı artırırken üreticiler için yeni bir uyum süreci başlatıyor. Ara yağ oranlarının kaldırılması ürün sınıflarını sadeleştirirken, şeker ve aroma sınırlamaları özellikle aromalı sütlerin içeriğini ve pazarlama ifadelerini değiştirebilir.
Düzenlemenin tüketiciye olası etkisi, ürünler arasında daha şeffaf karşılaştırma yapılabilmesi olacak. Ancak kuralların raflara tam olarak yansıması, işletmelerin geçiş sürecini tamamlamasına ve yeni etiketlerin uygulanmasına bağlı.

