Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Tarım Politikaları Başkanı Hasan Hüseyin Demiröz, yem amacıyla ithal edilen üç GDO’lu mısır ve bir soya çeşidinin kullanım izinlerinin 10 yıl uzatılmasına tepki gösterdi. Demiröz, Türkiye’nin yerli ve GDO’suz mısır ile soya üretme kapasitesine dikkat çekerek ithalata dayalı politikanın sorgulanması gerektiğini belirtti.
GDO’lu dört çeşidin izin süresi uzatıldı
24 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Biyogüvenlik Kurulu kararına göre, daha önce yem amaçlı ithalatına izin verilen MIR604, MON863 ve T25 mısır çeşitleri ile MON87701 soya çeşidinin izinleri 10 yıl süreyle uzatıldı. Söz konusu izinlerin önceki süresi 16 Temmuz 2025’te sona ermişti.
Karar, bu ürünlerin hayvan yemi ve yem hammaddesi olarak kullanımını kapsıyor. Gıda amacıyla tüketim ve tohumluk olarak çevreye serbest bırakılma konuları ise ilgili biyogüvenlik mevzuatı çerçevesinde ayrı kurallara tabi.
Demiröz: Türkiye’nin üretim potansiyeli var
Karara ilişkin açıklama yapan Demiröz, Türkiye’nin GDO’suz yerli mısır ve soya çeşitlerine sahip olduğunu ifade etti. Tarımsal üretimde toprak, tohum ve üretim imkânlarının bulunduğunu belirten Demiröz, buna rağmen ithalata yüksek miktarda kaynak ayrılmasını eleştirdi.
Demiröz açıklamasında, “Biz muz cumhuriyeti değiliz. Tohumumuz var, toprağımız var; ithalata milyarlarca dolar harcıyoruz, neden üretmiyoruz?” ifadelerini kullandı.
Karar yem ve hayvancılık sektörünü etkiliyor
Mısır ve soya, özellikle kanatlı hayvan yemi başta olmak üzere karma yem üretiminde kullanılan temel girdiler arasında yer alıyor. Bu nedenle ithalat izinlerinin uzatılması, yem sanayisinin tedarik planlarını ve hayvancılık işletmelerinin maliyetlerini doğrudan etkileyebilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor.
- Yem üreticileri açısından ithalat kanalı 10 yıl daha açık kalacak.
- Kanatlı ve hayvansal üretimde kullanılan girdilerin menşei yeniden tartışılacak.
- Yerli mısır ve soya üretiminin artırılması çağrıları güç kazanacak.
- GDO’lu ürünlerin denetimi ve izlenebilirliği kamuoyunun gündeminde kalacak.
Yerli üretim tartışması yeniden gündemde
Karara yönelik tartışmanın merkezinde yalnızca GDO kullanımı değil, yem hammaddelerinde dışa bağımlılık da bulunuyor. Türkiye’nin üretim kapasitesinin artırılması; verimlilik, sulama, girdi maliyetleri, alım garantisi ve çiftçinin gelir güvenliği gibi başlıkların birlikte ele alınmasını gerektiriyor.
Önümüzdeki dönemde tartışmanın, izin verilen ürünlerin denetiminden yerli tohum ve üretim politikalarının güçlendirilmesine kadar genişlemesi bekleniyor. Ancak mevcut açıklamalara göre, yerli üretimin ithalatın yerini ne ölçüde alabileceğine ilişkin yeni bir takvim veya somut hedef açıklanmış değil.

