Tarım politikaları uzmanı Ergin Kahveci, Hal Yasası tartışmalarında odağın yalnızca mevzuat değişikliğine çevrilmemesi gerektiğini belirtti. Kahveci’ye göre asıl sorun, üreticinin pazarlık gücünü zayıflatan ve tarım ürünlerinin tarladan tüketiciye ulaşma sürecindeki yapısal aksaklıklarda yatıyor.
Hal Yasası tartışmasına farklı yaklaşım
Kamuoyunda sebze ve meyve ticaretinin düzenlenmesiyle ilişkilendirilen Hal Yasası, uzun süredir gıda fiyatları ve üretici gelirleri başlıklarıyla gündeme geliyor. Ancak Kahveci, yeni bir düzenlemenin tek başına üretim, dağıtım ve pazarlama zincirindeki sorunları çözemeyeceği görüşünü savunuyor.
Uzmanın değerlendirmesine göre, mevzuat değişikliği yapılması halinde bile üretim planlaması, pazarlama organizasyonu ve üreticinin piyasadaki konumu güçlendirilmezse beklenen sonuç ortaya çıkmayabilir. Bu nedenle tartışmanın yalnızca yasanın içeriğine indirgenmesi, daha geniş tarım politikası sorunlarının gözden kaçmasına yol açabilir.
Asıl mesele üretim ve pazarlama gücü
Hal sistemine ilişkin düzenlemeler, ürünlerin kayıtlı ve denetlenebilir bir kanaldan pazarlanmasını amaçlayabilir. Fakat üreticinin örgütlenme kapasitesi, alıcı karşısındaki pazarlık gücü ve ürünün değer zincirindeki dağılımı dikkate alınmadığında, yasal değişikliklerin etkisi sınırlı kalabilir.
- Üretim planlamasındaki eksiklikler fiyat dalgalanmalarını artırabilir.
- Üreticinin pazarlama gücü zayıf kaldığında gelirden aldığı pay düşebilir.
- Dağıtım zincirindeki verimsizlikler tüketici fiyatlarını yukarı çekebilir.
- Denetim ve uygulama kapasitesi yetersizse yeni kurallar beklenen sonucu vermeyebilir.
Yasa değişikliği tek başına yeterli olur mu?
Kahveci’nin uyarısı, Hal Yasası’nın gereksiz olduğu anlamına gelmiyor. Daha çok, düzenlemenin tarımın üretimden tüketime kadar uzanan bütün yapısıyla birlikte ele alınması gerektiğine işaret ediyor. Mevzuatın nasıl uygulanacağı, hangi kurumların sorumluluk üstleneceği ve üreticinin sisteme nasıl dahil edileceği sonuç açısından belirleyici olabilir.
Bu yaklaşım, hem üreticiler hem de tüketiciler açısından önem taşıyor. Üreticinin daha güçlü bir pazarlık konumuna ulaşması gelir istikrarını destekleyebilirken, etkin denetim ve daha düzenli tedarik süreçleri tüketici fiyatlarındaki oynaklığın azaltılmasına katkı sağlayabilir.
Sonraki adım uygulama kapasitesinde
Hal Yasası çevresindeki tartışmanın bundan sonraki aşamasında yalnızca yeni hükümlere değil, uygulanabilir bir yol haritasına odaklanılması bekleniyor. Üretim planlaması, üretici örgütlerinin güçlendirilmesi, şeffaf fiyat oluşumu ve denetim mekanizmaları birlikte ele alınmadığı sürece, mevzuat değişikliğinin etkisi sınırlı kalabilir.

