Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) 21 Mayıs’tan bu yana 176 bin üreticiden 8,3 milyon ton hububat aldığını ve çiftçilere 34,3 milyar lira ödeme yapıldığını açıkladı. Bu tablo, hem alım kapasitesinin büyüklüğünü hem de tarımsal piyasada TMO’nun dengeleyici rolünü gösteriyor.
TMO alımlarında dikkat çeken artış
Bakanlığın paylaştığı verilere göre bu yılki alım miktarı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla belirgin şekilde yükseldi. Yumaklı, 2023’te bu tarihte 3,4 milyon ton seviyesinde olan hububat alımının, bu yıl 8 milyon tonun üzerine çıktığını belirtti. Bu artış, hasat döneminde üreticiden gelen ürünün daha geniş ölçekte kamu alım sistemine yöneldiğine işaret ediyor.
Ödemeler üreticinin hesabına aktarılıyor
Yumaklı, ürün bedellerinin kanuni esaslar doğrultusunda 21’inci günden itibaren çiftçilerin hesaplarına yatırıldığını hatırlattı. Şu ana kadar yapılan 34,3 milyar liralık ödeme, sezonun finansal yükünü hafifletmesi açısından üreticiler için önemli bir destek olarak öne çıkıyor.
Bu gelişme neden önemli?
- Üreticinin nakit akışını güçlendiriyor.
- Hububat piyasasında fiyat istikrarına katkı sağlıyor.
- TMO’nun alım gücünün hasat döneminde arttığını gösteriyor.
- Tarım politikalarında kamu müdahalesinin etkisini ortaya koyuyor.
Satış süreci ve piyasa beklentileri
Bakan Yumaklı ayrıca TMO’nun hububat satışlarına 1 Ekim itibarıyla başlayacağını duyurdu. Açıklamaya göre satış fiyatları, 2. grup makarnalık ve ekmeklik buğday için ton başına 18 bin 500 lira, 2. grup arpa için ise 14 bin lira olarak belirlendi. Bu adım, sezon boyunca oluşan alım-satım dengesinin önümüzdeki aylarda da yakından izleneceğini gösteriyor.
Sektöre olası etkileri
Yüksek alım hacmi, özellikle buğday ve arpa üreticileri için güvence anlamına gelirken, un ve yem sanayisi açısından da arz yönetimi bakımından kritik önem taşıyor. TMO’nun yoğun alım temposunu sürdürmesi, hem üretici gelirlerinin korunması hem de piyasa dalgalanmalarının sınırlanması açısından belirleyici olabilir.
Önümüzdeki süreçte gözler, alım ve ödeme hızının korunup korunmayacağı ile 1 Ekim’de başlayacak satışların iç piyasa fiyatlarına nasıl yansıyacağına çevrilecek.

