Türkiye karma yem sektörü, son 20 yılda %350 büyüme kaydederek 30,7 milyon ton üretime ulaştı. Ancak iklim değişikliği ve maliyet artışları nedeniyle ithalat bağımlılığı %56’ya fırladı, yerli üretimi tehdit ediyor.
Sektörün Büyüme Hikayesi ve Kapasite Fazlası
600 fabrika ile 40 milyon tonluk dev kapasiteye sahip sektör, 2009’dan beri istikrarlı büyüme gösterdi. 2025’te rekor üretim seviyesine erişilse de hammadde ihtiyacı paralel arttı. Bu büyüme, yapısal sorunları da beraberinde getirdi.
İthalat Oranındaki Dramatik Artış
Geçmişte %45-50 bandında olan ithalat oranı, 2025 iklim koşullarının yerli üretimi düşürmesiyle %56’ya çıktı. Sektör, her iki birim yemden birinden fazlasını ithal hammaddelerle üretiyor. Ana kalemler şöyle:
- Soya ve küspesi: 5 milyon ton
- Mısır ve ürünleri: 4,9 milyon ton
- Kepekler: 2,2 milyon ton
- DDGS: 1,5 milyon ton
İklim Krizi ve Maliyet Baskısı
Olumsuz hava koşulları mısır ve soya gibi temel girdilerin yerli üretimini baltaladı. Enerji ve girdi maliyetlerindeki yükseliş, fabrikaların kapasitesini tam kullanmasını engelliyor. Bu durum hayvancılığı ve gıda zincirini doğrudan etkiliyor.
Hayvancılık ve Ekonomi Üzerindeki Etkiler
Yem maliyetlerindeki artış, Sakarya gibi bölgelerde hayvancılığı zorluyor. Ticaret Bakanlığı, mısır ithalatında gümrük vergisini düşürerek arzı rahatlatmaya çalışıyor. Ancak uzun vadede yerli üretim teşvikleri şart.
Gelecek Adımlar ve Öneriler
Sektörün sürdürülebilirliği için iklim uyumlu tarım yatırımları, hammadde stoklaması ve alternatif kaynaklar kritik. Bu adımlar, dışa bağımlılığı azaltarak gıda güvenliğini güçlendirebilir.

